Bir Melankoliğin Günlüğünden Kareler 10:Kuru Kalpli Sayın Biri

Yazdan nefret ediyorum!Yazın her ayından,her gününden,her gecesinden nefret ediyorum!Kendimi yine,yeniden aldanmış,kandırılmış hissediyorum bu mevsime karşı.Hani tüm güneşiyle ısıtıp gülümsetecek bir mevsim gibi duruyor ya işte öyle değil.Ben size kaç kere dedim kokoreç beyinler en güzeli sonbahardır diye bana inanmadınız bakın şimdi ne oldu ha ne oldu?!?
Hem üzgün hem de sinirliyim bu yüzden bu kadar şiddetli fırlatıyorum kelimeleri duvarlara,kağıtlara,insanların kafasına,kafasına.
Bari dedim bu mevsimde güleyim,bu aylarda güleyim,bu günlerde güleyim,bu gecelerde ne bileyim işte mutlu olayım ama yine olmadı...
Bilmiyorum neden şu melankolik halimden kaçmak istiyorum ve her kaçmak istediğimde daha da bağlanıyorum kendime,içime,hüznüme...
Ben bu şehirden de kaçmak istedim,kaçamadım,kaçıran da olmadı beni sağ olsun,var olsun.Ankara canım Ankara,gri Ankara,sıcak Ankara,öldüren Ankara hiç mi ayrılamayacağız seninle biz kuzum?
Ayrılmak ister miyim ki?
Çok düşündüm sanırım hayır hüznüm iki katına çıkar da gökleri başınıza indirir yağmurlar bana ağlamaktan.Ciddiyim.
Ben bütün umursamazlıklara rağmen her konuda ciddiyim.Bütün ciddiyetsiz göz kırpmalarıma rağmen ciddi ciddi rüyalar görüyorum kapatınca şu şehla gözleri.
Ya ben istedim ki bu yaz çok sevgili,çok mutlu,çok dürüst,çok güzel geçsin.Ben bunu istedim aslında.Bunlara tutunmak istedim.Dedim bu yaz yapay ve yalan olmasın adı gibi samimi,doğru,sıcak ne bileyim işte saran sarmalayan beni tutan ve sonbahara hunharca özlem duydurmayacak bir yaz olsun istedim.
Ekim kızıyım ben ekim!Ekmişler beni zaten de neyse.Eken ekmiştir ektiği gün bitmiştir ne diyeyim.Ekenlere benden selam olsun.Size tükürük ekime hasret.
Bütün iğneli,nakışlı laflar bir yana gerçekten kırgınım ve yorgunum.Bunu tamamen anlatacağım kimse de yok ya işte bundan o bütün kırgınlık ve yorgunluk hatta böyle birinin olduğuna inanıp onun da aslında hiç olmayışına olan bütün bu kırgınlık ve yorgunluk soğutuyor bu yazı.Yazımı kışa çevirdi bu haller.
Ben anlamıyorum ki biri neden yalan söyler?Ne ihtiyacındandır bu?Zaten görmüyor musunuz sayın biri yalanlara,yapaylıklara bende tahammül yok,debeleniyorum içimde.
Biri neden tutup sımsıkı da bir anda boşluğa bırakır?Neyin intikamındandır bu?Zaten görmüyor musunuz sayın biri ben hep boşluktayım tutunacak dolu tanesine razıyım.
Gerçi bütün bu saflığım,bütün bu aptallığım sebepli beni de şu yaz güneşinde önce ıslatıp sonra kurutsunlar.
Sizin kuru kalplerinize aş diye beni katsınlar da yeşersin gönlünüzün bağ bahçeleri sayın biri.
Sizin kuru kalbiniz sayesinde ıslanıyor hayaller.
Bir melankolik zaten yeterince yağmurlu ve ıslaktır.Ben ve benim gibiler(sonra demişler ne kadar hümanist bir melankolik)zaten hep kara ve ıslak bir bedende yaşarız.
Hep gider sizin gibi kuru kalplilerin çatlaklarına da ellerimizden akan kara balçıkla sıva yaparız.
Siz gibi kuru kalpliler iyileşir,sevinir biz gittikçe solar,söneriz.
Ben istedim ki bu yaz biri beni soldurmasın sayın biri ama siz soldurdunuz.Eyvallah be eyvallah gram yıkılmadım alışkın zaten bünye sadece yine mi diye iki zingildedim.
İşin kötü tarafı sizin gibi kuru kalplilerle günleri yakarken başka başka birilerinin bizi ateşten kurtarmasına izin vermemek,vermek istememek sayın biri burada suçsuzsunuz bu da bizim gibi melankoliklerin üretim hatası.
Der ya hani bir menekşe kokusunda seni aramak var ya diye o bizim için sayın biri menekşeler kokmaz ki biz melankolikler böyleyizdir işte.
Oysa gül var,karanfil var,zambak var koksa da kokmasa da var.
Yine de sizin menekşe kokan kuru kalbinizi canım çekiyor sayın biri.Menekşe affetsin beni.
Siz gerçi hiçbir şeyin farkında değilsiniz fazla güneşlenmekten olsa gerek etrafı göremezsiniz.
Bulutlar güneşi öldürdüğünde ki birgün elbet öldürecekler o zaman ne yapacaksınız sayın biri?
Bana da yazıklar olsun bu sefer de kendimi yakıp güneş edeceğim...
Bana da lanetler olsun dört mevsimi sonbahar gönlümde yaşatmak için kendimi feda edeceğim.
Bana da eyvahlar olsun sizin gibi bir kuru kalpliyi hep seveceğim.
Bir şeyi biliyorum sizin kuru kalpleriniz yüceliğinde bir gururum var.
Ölsem de sönsem de bölünsem de ve başka binlerce acılı de başıma gelse de asla söylemem asla anlatmam size şu halimi.Siz anlayın siz!Kuru kalbiniz anlasın da yaşayın biraz!
Melankolikleri acıları bencilleştirir bazen sayın biri.Beni bencilleştirdiler acıma karşı.Acı benim,hüzün benim,hazan benim sayın biri anlayacaksınız!Paylaşmayacağım ama siz anlayacaksınız!Siz anlamazsanız başka biri anlayacaktır elbet sayın biri...
O zaman kimin gönlü kurur kimin göğü ıslanır bilinmez ya neyse.
Bu günlük karesi uzar gider aslında bir sürü ihtimaller,hayaller,cümleler kanatır günümü.
Kuru kalpli sayın biri ıslatırsınız bazen iki kelimeyi bazen de kurutursunuz cümleleri.
Nasıl olsa seviyorsunuz bana bunu yapmayı.
Siz kendinizi iyi bilirsiniz sayın biri hele o siyah-beyaz gülüşünüzdeki kuruluk daha iyi.
E ama bana da yazıklar olsun yeniden o gülüşünüze ıslattım şu koca melankolik karemi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tık Tık…/29.

Bir Melankoliğin Günlüğünden Kareler 38: Tahammülojik

Kolay mıdır?